Covid – 19 Korona Virüs Pandemisinde Doktor ile Sağlık Çalışanları Hakları ve Hasta Hakları

hasta hakları ve doktor hakları

Devletin, toplumdaki her bireyin ve meslek mensuplarının ödevleri ve hakları anayasa ile düzenlenmiştir.  Devlet, vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin sağlığından sorumludur. Gerekli fiziki ve güdümsel yöntemleri kullanarak vatandaşlarının beşeri ve ruhsal sağlığını korumalıdır; ödevini yapmak için maddi ve manevi sorumluluklarını yerine getirmelidir.

Covid-19 pandemisiyle hekimlerin ( sağlık çalışanlarının) göstermiş olduğu özveri ve “sizin için buradayız duygusu”  inceliği , hassasiyeti ile beraber bu süreçteki kazanımları, kayıpları ve mevcutta var olan haklarını genel bir çerçeve içine sığdırarak incelenmiştir.

Spesifik olarak incelenen Covid-19 hastalarının hakları, tedavi sürecindeki hakkaniyetli / ayrıştırıcı etkileri irdelenmiştir. Covid-19 entübelerin tedaviyi kabul etme yada reddetme hakkı; hastanın, ve filyasyon ağındaki hasta yakınlarının sosyal izolasyonu ele alınarak pandemi sürecinin ilerleyen günlerinde bireysel  ve kurumsal davranışlardaki değişimler hekim/hasta hakları temasında incelenmiştir.

Covid-19 pandemi sürecinde hekimler, Sağlık Bakanlığı, STK’lar ve diğer destekleyici örgütler çetin bir süreçten geçiyor. Bu sürecin hekimler, hekimler içerisinde belirli bir grubun haklarına olan agresif etkiden söz edilebilinir. Süreçle beraber maddi imkanlar, ailevi endişeler, kişisel sağlık endişeleri, pandemi süreci boyunca konaklama, eğitim – bilgilendirilme, koruyucu ve hastalardan izole edecek araç gereçlerin tedariği, izin, mesai, nöbet,  istifa, kişi başına düşen hekim oranı gibi anahtar kelimeleri üzerinden hekimlerin hakları, yükümlülükleri  ve sürecin etkisi incelenmiştir.

1.Covid-19 Sürecinde Hekimlerin ( Sağlık Çalışanlarının) Hakları ve Yükümlülükleri

1.1. Maddi Olanaklar

Sağlık Bakanı Doktor Fahrettin Koca sağlık çalışanlarının maaşları hakkında yaptığı basında toplantısında açıklamalarda bulunmuş ve imkanlar doğrultusunda ödemelerin tavandan yapılacağını belirtmiştir. Bakan, sağlık çalışanlarının hangi birimlerinin yoğun performans gösterdiğini bildiklerini ve hekim / Covid-19 hasta sayısı oranlarını belirleyebilecek malumata sahip olduklarını belirtmiştir. Bu oranlara bakarak sağlık çalışanlarının ödemeleri tavan yapılacağını belirtmiştir. Bazı sağlık çalışanlarının faaliyet gösterdiği branşlar ise pandemi mücadalesi ile alakalı değildir. Burada covid-19 ile mücadele eden sağlık çalışanlarının ve etmeyen sağlık çalışanlarının pozitif ayrışacağını belirtmiştir. Taşımış olduğu riskler ve sergilenen performans gereğince bunu hakkaniyetli olacağını belirtmiştir.

Sağlık Bakanın bu açıklamalarından yola çıkarak pandemi ile mücadele eden sağlık çalışanlarının maaşları ek hesaplamalarla tavandan ödenecektir. Pandemi ile mücadele eden sağlık çalışanlarının kazandığı bir hak olarak maaşları vergiden muaf olarak ödenecektir.

 

1.2. Ailevi Endişeler Ve Konaklama

Sağlık çalışanları kendi sağlıkları ve ailelerinin de sağlıklarından endişe duymaktadır. Covid-19 hastalarıyla temasta olduğu için taşıdığı riskler ve virüsü taşıma olasılığı daha yüksektir. Sevdiklerine virüs bulaştırmamak için yakın akrabalarını görmekten ve ziyaret etmekten çekiniyorlar. Bu kaygılardan dolayı haftalardır evlerine gidemiyorlar.

Pandemi sürenin ilk günlerinden itibaren bazı otel zincirleri sosyal sorumluluk bağlamında desteklerini esirgemediler. Evlerine gitmekten çekinen sağlık çalışanlarının kendi otellerinde kalabileceklerini belirttiler. Bir çok sağlık çalışanı bu otelde kalarak sevdiklerini virüsten korumaya çalışıyor.

 

1.3. Sağlık Çalışanlarının Kişisel Sağlık Endişeleri

Bazı hastanelerden gelen açıklamalar ve Türk Tabipler Birliği resmi web sitesi üzerinden yayımlanan içeriklere bakılarak hijyen ürünlerine ulaşmak sanıldığı kadar kolay ve hızlı olmuyor. TTB sağlık çalışanlarının maske, siperlik gibi koruyucu imkanlara ulaşamadığını belirtmektedir.

Türkiye’nin tarafı olduğu ekonomik, sosyal ve kültürel Haklara İlişkin Uluslararası sözleşme, Avrupa Sosyal Şartı, Biyo-Tıp Sözleşmesi, Anayasa’nın 2. Maddesi, 17. Maddesi, 56. Maddesi ve 90/ son maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu 4. Maddesi, 5:maddesi ve 13. Maddesi başta olmak üzere pek çok düzenlemede ; devletin, işverenlerin, çalışanların güvenli ve sağlıklı koşullarda çalışmasını sağlama, hasta mesleki standartlara uygun sağlık hizmeti sunma ödevi bir hukuki yükümlülük olarak düzenlenmiştir.

 

1.4. Eğitim Ve Bilgilendirme

Güvenilir kaynak olan TTB çalışmalarına ve gözlemlerine göre sağlık çalışanları çalışanları kendisini eksik hissettiği zaman gerekli eğitim ve rehber dökümanlarına ulaşmakta zorluklar yaşamaktadır. Hekimlerin Covid-19 hakkında gerekli eğitimleri almadığını ve uluslararası camiada gelinen son aşamalardan haberdar olamadıklarını belirtiyorlar. Değişen tanı ve tedaviler hakkında bilgi akışının hızlı ve şeffaf olmaması hekimlerin önünde bir engel olarak görülmektedir.

 

1.5. Çalışma Koşulları

Bakanlık ve sağlık kuruluşları özellikle salgın dönemlerinde personelin de çalışma koşullarının sağlanmasında ve korunmasında gerekli önlemleri öncelikle almakla yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4. ve 5. maddelerine göre sağlık kuruluşu mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şeklini düzenler. Sağlık çalışanları arasında da 20 yaşından küçük, 65 yaşından büyük veya yüksek risk taşıyan hastalıklara sahip personellerin olduğu, her personelin ailesi ve kişisel bir hayatı olduğu unutulmamalı ve onları da koruyucu tedbirler alınmaya özen gösterilmelidir. Salgın sırasında çalışanların kontrolleri düzenli olarak yapılmalıdır. Mesleki uygulamaları nedeniyle bulaşın gerçekleşmesi halinde durum meslek hastalığı ve iş kazası olarak nitelendirilmektedir.

Çalışma şartlarında oluşan bir sorun mevcutsa sorun derhal tutanak altına alınıp sağlık kuruluşunun yöneticisine yazılı olarak iletilip gerekli tedbirlerin alınmasını talep edebilir. Aksi halde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesine dayanarak personelin çalışmayı sürdürmeme hakkı vardır. Sorun düzeltilmezse İl Sağlık Müdürlüğüne, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına şikâyet edilmelidir. İlgili hastane yöneticisinin TCK kapsamında görevi kötüye kullanma ve hatta bilinçli taksirle yaralama suçlarından sorumluluğu vardır. Gerekli siperlik, tulum ve benzeri teçhizatı personeline sağlamazsa ilgili hekim, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 15. maddesine dayanarak gerekli ekipman sağlanmadığı için tedaviyi reddedebilir.

 

1.6. İzin, Mesai, Nöbet ve İstifa

Pandemi ile mücadeleni ilk haftalarında yaşanan yoğunluktan verdiği örgütsel kordonisyon çıkmazları sağlık çalışanlarını verimsiz çalışmasını sebebiyet vermiştir. Sağlık çalışanlarının Mesaileri ve nöbet çizelgeleri çakışmış ve düzenden düzensizliğe doğru akan bir şema oluşmuştur.  En çok vakıanın görüldüğü İstanbul’a özel olmak şartıyla bazı genelgeler yayımlanmıştır. Buna göre;

  • İstanbul iline diğer illerden ataması yapılan personelin ayrılışları yapılacak ve ivedilikle göreve başlamaları sağlanacak.
  • Taşra teşkilatlarında görevli tabipler, İstanbul’a hiçbir mevzuat sınırlamasına tabii olmadan atanacak.
  • Hizmet kapasitesi azaltılan sağlık merkezlerinde görevli personel ihtiyaç duyulan alanlarda görevlendirilebilecek.
  • İstanbul ilinde görev yapan aday tabiplerin ivedilikle atamaları yapılacak.
  • Doğum sonrası izni ve yurtdışı izni bulunanlar hariç tüm sağlık personelinin ücretsiz izinleri sonlandırıldı.

Sağlık çalışanlarının ödevlerini yaparken izin, mesai, nöbet ve istifa konusunda sınırlamalara tabii tutulmuştur.  Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgede detaylar açıklanmıştır.

 

1.7. Hekim / Hasta Oranı ve Covid-19 Dışı Hastalar

TTB mevcutta çalışan sağlık çalışanlarının yetersiz kaldığı bin kişiye düşen hekim sayısının yetersiz kaldığını belirtmektedir.  Hekimlerin 24 saat kesintisiz çalışmak zorunda kaldığı bu süreçte Covid olmayan ve tedavi olmak isteyen diğer vatandaşların doktorlara ulaşamadığını belirtiliyor. Ameliyathanelerin yoğun bakım hastanesine çevrilmiştir. Hekimler bu süreçte Covid-19 tanısı konulan hastaların dışındaki vatandaşlara hizmet verememektedir.

İlerleyen haftalarda sağlık bakanlığı kura yoluyla 14.000 sürekli çalışan istihdam edeceğini belirtmiş ve kura sonuçlarını resmi sitesinde de yayımlanmıştır. Bu atamayla sağlık çalışanlarının omuzlarındaki yük hafifletilmeye çalışılmış ve izine çıkamayan hekimlerin kısa süreli izinlere ayrılmasına izin verilmiştir. Yeni Korona virüsünün yayılma hızının ivedi olması sebebiyle bakanlık tedbir amaçlı yedek istihdam adayları oluşturmuştur. Tabandan gelen geri bildirime göre yeni sağlık çalışanların da hizmete dahil edileceğini belirtilmiştir.

 

1.8. Şehitlik

Vefat eden sağlık çalışanlarının şehit olarak görülmesi için TBMM’ye önerge verilmiş olup Meclis tarafından değerlendirilecektir. Covid-19 ile mücadele ederken virüs kaynaklı vefat eden sağlık çalışanlarının şeri ve devlet nezdinde şehit görülmesi konuşulmaktadır. Diyanet İşleri Bakını Covid sebebiyle vefat eden sağlık çalışanlarının Hükmi Şehit olarak şehitlik mertebesine ulaşacağını belirtmiştir.

Mana dünyasında şehit olarak kabul edilebileceğini belirten Bakanın ardından devlet tarafından da şehit olarak kabul edileceğini ve ailesinin şehit yakını  haklarından faydalanabileceğini öngörülmektedir.

 

1.9. Sağlık Çalışanlarının Yükümlülükleri

Hekimlerin görevi hastalarının sağlığını, esenliğini, yaşamını gözetmektedir. Bu görevlerini pandemi sırasında da, aldıkları eğitim doğrultusunda ,Hekimlik Meslek Etiği İlkelerine uygun bir biçimde yerine getirmekle yükümlüdürler.

 

  1. Hasta Hakları

Çoğu ülkenin kabul ettiği Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi uyarınca herkes “ulaşılabilir en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardı” hakkına sahiptir. Hükümetler “salgın, endemik, mesleki ve diğer hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve kontrolü” için etkili adımlar atmakla yükümlüdür.

Devlet(ler), sağlık hakkı dahil olmak üzere vatandaşlarının bütün haklarını korumalı, geliştirmeli ve iyileştirilmesi için bütün imkanlarını kullanmak mecburiyetindedir. Bu imkanlarını kullanırken vatandaşlarının imkanlara eşit şekilde ulaşamasını sağlamalıdır. Bunları yaparken bilgi akışı sağlamalı ve şeffaf olmalıdır. Hükümetlerin sağlık çalışanlarına ve vatandaşlarına gerekli eğitimi sağlamak ve danışma hattına gelen soruları cevaplamak ile yükümlüdür. Bunları sağlarken kamusal sağlığı da korumalıdır. Kamu spotlarıyla ya da online mecralarda en doğru bilgiyi ulaştırmalıdır.

 

2.1. Test Yapma Hakkı

Devletin vatandaşlarının sağlığını koruma ve iyileşme misyonu olduğu için Covid-19 testi yapmak isteyen vatandaşlarının ihtiyaçlarına tepki vermekle yükümlüdür. Bir şekilde enfekte olduğunu düşünen vatandaşların ihtiyaçları karşılanmalıdır. Teknik olarak bütün vatandaşlara laboratuvar testi yapma imkanı olmadığı için alternatif metodlar geliştirilmelidir.

Sağlık Bakanlığınca geliştirilen platformlar aracılığıyla online ya da tele-test  yapma imkanı sağlanmıştır. Online olarak test yapmak isteyen vatandaşlar https://koronaonlem.saglik.gov.tr/ üzerinden kişisel bilgilerini paylaşarak bir dizi soruya cevap vermeyerek online testi tamamlanmış oluyor. Arka planda çalışan algoritma yardımıyla kişinin Covid-19 olup olmadığına karar veriliyor. Enfekte olduğuna karar verilirse önceden paylaşmış olduğu iletişim bilgileri üzerinden iletişime geçilmektedir. Ardından laboratuvar testi ile kesin sonuca varılmaktadır.

Henüz teknolojiye adapte olamamış vatandaşların ise tele-test imkanı mevcuttur. (Alo 184 ) Sağlanan bu hak ile telefon ile sorulan sorulara verilen cevaplara göre risk ataması yapılmaktadır. Vatandaşın enfekte olduğu düşünülürse laboratuvar testi yapılır. Pozitif ise filyasyon ekibince sosyal ağ çemberi oluşturulur ve Covid taşıyan vatandaşın tema ettiği kişileri izlemeye alırlar.

Bütün bu imkanları sağlamak ve bazı vatandaşların ayrıcalıklı olarak ayrışmasını engellemek devlettin sorumluluğundadır.

 

2.2. Tedavi Hakları

Herkesin adalet ve hakkaniyete uygun şekilde sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı vardır. Sağlık kuruluşları ve personelleri, hastalara bulundukları toplumsal pozisyondan bağımsız olarak eşit şekilde davranmak zorundadır. Yönetmeliğe göre her birey insani değerlerine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Anayasamızın 10. maddesine göre ise herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle kanun önünde eşittir. Devlet bu eşitliği hayata geçirmekle yükümlüdür.

 

2.3. Ücretsiz Tedavi

13.04.2020 tarihli 2399 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ek yapılan karar ile korona virüs kapsamında tedavi olan kişilerin sağlık sigortası olup olmadığına veya kapsamına bakılmaksızın ücretsiz tedavi edileceğine karar verilmiştir. Ayrıca özel hastaneler de korona virüs kapsamında yaptığı test veya tedavi için de ücret talep edemeyecektir. Bu karar, Anayasa’da öngörülen devletin kişilerin sağlık hakkını sağlamada sorumluluğunu yerine getirme kapsamında olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

 

2.4. Tedavi Reddi

Hastaların her ne kadar tedaviyi reddetme ve durdurma hakkı öngörülmüşse de salgın hastalık halinde hasta kişi, kamu sağlığını tehdit eden bir durumda olduğu için bu haktan yararlanması mümkün değildir.

Covid-19 taşıyan bir vatandaşın tedaviyi reddetme hakkı yoktur. Taşımış olduğu virüs toplumsal sağlığını tehdit etmektedir.  Tedavi edilmezse diğer vatandaşları enfekte edebilir ve hastalığın yayılmasına önayak olabilir. Bu saiklerden dolayı Covid-19 taşıyan birini tedaviyi reddetme hakkı yoktur.

 

2.5. Refakatçi Hakkı

Hastalar, refakatçi bulundurma hakkı ve ziyaret hakkına sahip de olsa salgın bir hastalık durumunda bu durum kısıtlanabilir. Sağlık Bakanlığının 2018/8 sayılı yoğun bakım hasta ziyaretinin uygulanmasına dair genelgeye göre yeni doğan dâhil, tüm yoğun bakım servislerine hasta ziyaretçisi kabul edilebilir. Ancak hastanın sağlık durumu dikkate alınarak, hekim tarafından ziyaret kısıtlaması getirilebilir. Bu sebeple hekimin ilgili hasta veya yoğun bakımdaki diğer hastalar için bir sakınca gördüğü durumlarda ziyaretleri kısıtlama yetkisi verilmiştir. Salgın döneminde kamu sağlının ön planda olması sebebiyle başta korona virüsünden etkilenmiş hastaların ziyareti tamamen engellenmektedir. Hastaneler, başka servislerde yatan hastaların da virüsten etkilenmemesi açısından çeşitli önlemler almaktadırlar. Örneğin; hastane ziyaretlerinin tamamen kapatılması ve tek refakatçiye izin verilmesi gibi durumlar.

2.6. İşten Çıkarılma

İşçinin virüse yakalanması sebebiyle raporlu olması halinde, söz konusu rapor süresi ihbar önellerini altı hafta aşmadıkça işverenin haklı fesih imkânı mevcut değildir.

2.7. Bilgi Alma Hakkı

Kişinin hastalığı veya kendisine uygulanan tedavi hakkında bilgi sahibi olması en doğal hakkıdır. Basında veya sosyal medyada birçok kişi, covid-19 teşhisi konulduğu bilgisi verilmeden, kendilerine covid-19 hastasıymış gibi tedavi uygulanmakta olduğunu ancak yetkili kişilere teşhisini sorduğu halde günlerce soncunun gelmediğinin belirtildiği veya sorularına herhangi bir somut dönüş sağlayamadığından bahsetmektedir. Salgının özellikle ilk günlerinde rastlanılan benzer olaylar, hastaların bilgi alma hakkını ihlal etmektedir.

Ayrıca vatandaşı olduğu devletin elde ettiği veriye ulaşma isteme hakkı vardır. Sağlık Bakanlığınca https://covid19.saglik.gov.tr/ düzenlenen site üzerinden günlük olarak verilere ulaşma hakkı tanınmıştır. Güncel veriler hakkında bilgi olmak isteyen vatandaşlar bu plarform aracılığıyla bilgi alabilir. Ayrıca medya kuruluşları da buradan edindiği bilgiyle vatandaşları bilgilendirmektedir.

 

2.8. Mülteciler ve Tutuklu Vatandaşlar

Mültecileri ve sığınmacıları barındıran hükümet(ler), COVID-19’a karşı verdiği mücadelenin benzerini mülteci merkezlerinde ve kamplarında da sergilemelidir. İnsanı Hakları ve kamu düzenini, sağlığını sağlamak için gerekli önlemler alınmalıdır. Sığınmacıların hijyen ürünlerine ve hekimlere ulaşması için ilgili birimlere talimatlar vermekle yükümlüdür.

Hapishanelerde yaşanan yoğunluktan dolayı Covid gibi agresif virüslerin bulaşması işten dahi değildir. Tutuklu vatandaşların sağlığı korunmak devletin ödevlerindendir. Onlara hijyen ürünlerini ulaştırmalı, hekimler görevlendirmelidir. Bazı devletlerin yaptığı gibi yasal düzenleme getirmelidir.

 

2.9. Seyahat Yapma- Sokağa Çıkma Yasağı

Uluslararası insan hakları hukuku, özellikle Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi (ICCPR), halk sağlığı veya ulusal acil durum nedenleriyle ilgili haklardaki kısıtlamaların yasal, gerekli ve orantılı olmasını gerektirir . Zorunlu karantina veya semptomatik kişilerin izolasyonu gibi kısıtlamalar, en azından yasaya uygun olarak yapılmalıdır. Bilimsel kanıtlara dayanan, uygulamada ne keyfi ne de ayrımcı olan, sınırlı süreli, insan onuruna saygılı ve incelemeye tabi olan bu hedefe ulaşmak için orantılı meşru bir hedefe ulaşmak için kesinlikle gerekli olmalıdırlar.

via: http://burhanos.com

Yazılarımız özet niteliğinde olup bilgi karmaşalarını engellemek saikiyle yayımlanmaktadır. Davalarınız hakkında uzman bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Avukat Murat AKBAŞ

Mail > bilgi@avukatmuratakbas.com

İSTANBUL

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başka Yazı Yok

close

Güncel Yazılara Abone Ol

Open chat
Merhaba